Sahrap Soysal'la Keyifli Bir Sohbet

Sahrap Soysal’la Keyifli Bir Sohbet

2004 yılında “Bir Yemek Masalı” kitabı ile “Gourmand Best Local Cookbook in The World” (Gourmand Dünyanın En İyi Yerel Yemek Kitabı) ödülünü alan ilk Türk yemek yazarı, Anadolu mutfağının modern temsilcisi gastronomi ustası Sahrap Soysal bizleri kırmadı ve pandemi ile uğraştığımız bugünlere sorularımızı yanıtladı.

Sahrap Soysal, Gümüşhane’li bir ailenin 6 çocuğundan biri. ODTÜ Kimya Fakültesi’ni bitirip 16 sene çeşitli kurumsal şirketlerde yöneticilik yaptıktan sonra 1999 senesinde mahmure.com da “Anne ve Çocuk” köşesini yazmaya başlayarak hayatına farklı bir yönde devam etme kararı aldı. 12 sene boyunca birçok televizyon kanalında çeşitli programlar yaptı, 9 adet yemek kitabı yazdı ve “Bir Yemek Masalı” kitabı ile 2004 yılında “Dünyanın En İyi Yerel Yemek Kitabı” ödülünü alan ilk Türk yemek kitap yazarı oldu. Halen oğlunun başında olduğu bir restoranı ve kendi adını verdiği bir zeytinyağı markası bulunmaktadır.

Soru: Tutkuyla bezediğiniz muhteşem hikayeleriniz var. Önce Anadolu mutfağına olan tutkunuzdan ve yemek yazarlığı serüveninizin nasıl başladığından bahseder misiniz ?

Sahrap Soysal: Küçüklüğümden beri yemek yapmayı çok sevdim. Evde bir şeyler hazırlayıp, arkadaşlarımı eve doldurup, yedirip içirirdim. Zaten oldum olası misafirler gelsin, yiyelim, içelim, sohbet edelim, ev dolup taşsın diye düşünürüm hep. Evimden de ne yemeğim ne de misafirim eksik olur. Üniversite çağımda fark ettim ki, aslında yemek de bir kimya. Bir şeyleri karıştırıp, bir araya getirip, başarılı bir şey ortaya çıkarmaya çalışıyorsunuz. Sonra çok tesadüfi şekilde önüme bir fırsat çıktı ve kendimi televizyonda yemek programı yaparken buldum. Yemekçiliğe “emeklilik mesleğim” olarak başlamış bulundum. Anadolu ise bizim temelimiz, kültürümüz… Değerli Anadolu’muzun ne tarihi ne de tarifleri kaybolmamalı… ben de bu yüzden Anadolu mutfağına her zaman sahip çıktım ve çıkmaya devam ediyorum.

Sahrap Soysal'la Keyifli Bir SohbetSoru: Bu yolda dönüm noktalarınız nelerdi?

Sahrap Soysal: Yine evimde bol misafir ağırladığım bir gün, aralarında yapımcı ve yönetmenlerin de bulunduğu bir grupla sohbet ediyorduk. Birden dediler ki: “İşte aradığımız kişi bu! Hem yemek yapmaya aşık, hem güler yüzlü, hem çok misafirperver, hem hareketli, hem de bir anne”. Meğer bir yemek programı düşünceleri varmış ama “kim sunsa, kime söylesek acaba?” diye düşünüyorlarmış. İşte o gün orada yollarımız kesişmiş bulundu ve ben de yemek macerama atılmış oldum.

Soru: İkiz çocuk büyütmek kolay değildir diye tahmin ediyoruz ama siz onları büyütürken aynı zamanda biri ödüllü tam 4 yemek kitabı yazdınız. Yanılmıyorsam ödülü aldığınızda oğullarınız daha 5 yaşındalardı. İnanılmaz bir performans!

Sahrap Soysal: İkiz annesiyim ama bir de büyük oğlum Mehmet Soysal var. Çocuk büyütmek hiç kolay değil. Hele bir de öncesinde başka bir erkek abi daha varsa 😊 Ben her zaman çalışmayı, üretmeyi, yeni şeyler keşfedip, denemeyi çok sevdim. Bu benim hiçbir zaman sönmeyen tutkum. Çocuklarla birlikte elbette ki çok zorlandığım zamanlar oldu. Onları uyuttuktan sonra iki ara bir derede çalışıp, sürekli yazmaya devam ettim. Aslında bu benim kafa dağıtma yöntemim de oldu her zaman. Yani çalışırken kendimi buluyorum.

Soru: İki farklı kimlik, bir tarafta tutkunuz olan yemek yazarlığı diğer tarafta da dünyanın en sorumluluk isteyen mesleği, annelik. Zorlandığınız zamanlar oldu mu? O döneminizi biraz paylaşır mısınız bizimle?

Sahrap Soysal: Yukarıda belirttiğim ve her annede olduğu gibi benim de çok zorlandığım zamanlar oldu ama çalışma sevdam beni güçlü ve enerjik kıldı her zaman.

Soru: 2006 yılında yazdığınız “Anne Ben Acıktım” ve “Sevgilim Akşama Ne Pişirdin?” kitaplarınızın bir çıkış hikayesi var mı? Bizimle paylaşır mısınız?

Sahrap Soysal: “Anne Ben Acıktım” bir çocuk yemek kitabı. Ben de hem bir anne hem de yemek yazarı olarak, böyle bir çalışma yapmasam olmazdı. Çocuklarıma evde hazırladığım tariflerimi, okuyucularla da paylaşmak istedim. “Sevgilim Akşama Ne Pişirdin?” kitabımda da günden güne gelişen ve değişen damak tadını ele aldım aslında. Dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de yemek alışkanlıkları günden güne değişim gösteriyor… Ben de bizim kültürümüzden ama daha modern yemeklere yer verdim. İsmine gelince… Eşim Op. Dr. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Nur Soysal, her akşamüzeri beni arayıp “Akşama ne pişirdin?” diye sorardı çoğu erkek gibi 😊 Ben de bir gün dedim ki: “Keşke böyle soracağına, sevgilim akşama ne pişirdin? diye sorsan! Çok daha tatlı olur” derken, kitabımın adı da ortaya çıkmış bulundu.

Sahrap Soysal'la Keyifli Bir SohbetSoru: 2015 yılında “Şimdi tutkunu olduğum Anadolu’ya ve Anadolu mutfağına borcumu ödeme zamanı” diyerek açtığınız Sahrap Pera’dan bahsedebilir misiniz biraz? Sanırım oğlunuz Mehmet Soysal yönetiyor. Gurur duyuyor olmalısınız çünkü yorumlara bakılırsa gerçekten büyük bir başarı yakalamışsınız.

Sahrap Soysal: Kesinlikle doğru! Aynen öyle diyerek kolları sıvadım ve bin bir emekle, ortaya bir restoran çıkardım. Evet, büyük oğlum Mehmet başında duruyor ve her şeyiyle o ilgileniyor. Tabii ki çok ama çok gurur duyuyorum. Çünkü dediğim gibi, orada çok fazla emek ve yılların araştırması sonucu ortaya çıkan bilgi birikimi var. Her yemeğimiz, her tatlımız çok güzel. Şefimiz Zekeriya’nın eli çok ama çok lezzetli. Ancak mezelerimizi tek geçerim! 😊

Soru: Ne zaman karar verdiniz restoran açmaya?

Sahrap Soysal: 2015 yılında temellerini attık.

Soru: Neden Pera?

Sahrap Soysal: Pera’yı her zaman çok sevdim. Oranın tarihi dokusu, yerleşim şekli, huzurlu sokakları her zaman beni mest etti.

Soru: Son dönemde Pera’nın çehresinin değiştiğini düşünüyor musunuz?

Sahrap Soysal: Her kalabalık şehirde olduğu gibi, her semtin de çehresi değişeme uğruyor zamanla. Ama oranın çehresi benim için her zaman huzur bulduğum ve bambaşka bir yer olarak kalacak.

Soru: Önümüzdeki dönemde farklı yerlerde yeni restoranlar açmayı hedefliyor musunuz?

Sahrap Soysal: Yeme-içme sektörü, ekonomiden, savaştan, terörden hemen etkilenen zor bir sektör. Bu nedenle de şubeleşmeyi düşünmüyorum.

Soru: Sahrap Soysal’ın yakın dönem planları var mı? Bizimle biraz paylaşabilir mi?

Sahrap Soysal: Yakın dönem planımda, 2 senedir çok istekli olduğum bir projem var. Gerçek hayatta da çok yakın dostum olan Melek Baykal’la YouTube’da, “Dudugiller” hesabımızla sizlerle buluşacağız. Birlikte mutfağa gireceğiz, temizlik yapacağız, semt pazarı gezeceğiz, kişisel bakım önerileri vereceğiz, şiirler okuyacağız… Kısacası Melek’le her telden çalacağımız, izleyenlerin de çok keyif alacağınızı düşündüğümüz böyle bir projemiz var.

Instagram hesabınızdan beraber çektiğiniz videolar çok keyifli. Sizin gibi sahip olduğu birçok kimliği başarı ile taşımış bir kişinin önerilerini uygulayan herkesin kendini özel hissedeceğinden, kısaca “Çünkü Başka Sen Yok” dedirtecek harika bir proje olacağından eminiz.

Şubat ayı konuğumuz Ferhan Şensoy” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Bizim Dünyamız kategorisine geri dönebilirsiniz.

Herhangi bir şey ara