fbpx

Sinemada “Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Çok Kültürlülük”

Dizi ve filmler, birer eğlence aracı olmanın çok ötesindedir. Hikâye anlatma biçimleriyle; farklı kültürleri ve yaşamları anlamlandırmamıza, kendi hayatımızı şekillendirmemize yardımcı olurlar. Mevcut sinema endüstrisinin çeşitlilik, kapsayıcılık ve çok kültürlülük ilkelerini ne kadar benimsediğini hiç düşünmüş müydünüz?

Çok uzun yıllar boyunca film endüstrisi çeşitlilik ve kapsayıcılık sorunlarıyla boğuştu ve birçok kişinin, kurumun ve kuruluşun sinema endüstrisini; toplumun çeşitliliğini yansıtmadığı, tasvir etmediği ve doğru bir şekilde temsil etmediği gerekçesiyle eleştirmesine neden oldu. Sonuç olarak endüstri, film ve medyadaki temsili artırma konusunda bir yola girdi ancak bunu ne kadar karşıladığı hala tartışmalı olmaya devam ediyor.

Televizyon programlarında ve sinemada özellikle marjinal, dezavantajlı grupların temsili, bu bireylerin toplumsal konumlarının sorgulanması açısından önem arz eder. Medyadaki temsillerin yeterince kapsayıcı olmaması ve çeşitlilik ilkesinin sektör tarafından yeterince benimsenmemesi de son yıllarda sıkça tartışılan konular arasında yerini aldı.

Farklı etnik kökenden, cinsiyetten, cinsel yönelimden, kültürden insanlara ve engelli kişilere sinemada yer vermek; bu grupların da toplumda var olduğu yönündeki bilinci güçlendirerek yaşantımızı daha kapsayıcı bir biçimde değiştirmemizi sağlayabilir. Çeşitlilik kültürünü gündelik ve iş hayatımızda daha hızlı benimsememiz, sinemada yansıtılan temsiller ile kolaylaşabilir.

Sinemada çeşitlilik, kapsayıcılık ve çok kültürlülük ilkeleri açısından özellikle son yirmi yılda çok büyük ilerlemeler kaydedildiğini söylemek mümkün görünmektedir. Kadın karakterlerin narin, muhtaç, duygusal, anne ya da ev hanımı gibi geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri dışında temsillerine yer verilmesi bu gelişmenin bir örneği olarak gösterilebilir.

Cinsel yönelimlerin de açıkça telaffuz edilebildiği filmlere bakarak artık ima ya da gizlilik çabalarının gittikçe azaldığı söylenebilir. Bununla birlikte ana akım sinemada çok kültürlü ve kapsayıcı anlayışın yerleşmesi, bağımsız filmlere göre çok daha uzun bir süreyi alacak gibi görünüyor.

Sinemada farklılıklara sahip karakterlerin oldukları gibi yansıtılmadığı, ana karakteri destekleyecek bir biçimde stereotiplere uygun olarak temsiline yer verildiği çoğu zaman görülüyor. Diğer taraftan bazı yönetmenler özellikle çeşitlilik, kapsayıcılık ve çok kültürlülük temalarını filmlerinde işlemeyi tercih ediyor. Klişe tiplemelerin dışında, sıradan insanlar olarak ekranda yer verilen farklı bireylerin toplumda karşılaştığı sorunlara ve yeterince kapsanmamalarına da değinilir. Çeşitlilik, kapsayıcılık ve çok kültürlülük ilkelerini benimsemiş bazı

filmleri sizler için listeledik:

  • Rain Man
  • Black Panthers
  • Hotel Rwanda
  • Wonder
  • La Vita è Bella
  • La Vie d’Adèle
  • Taare Zameen Par
  • Persepolis
  • Chun Gwong Cha Sit
  • Boys Don’t Cry
  • North Country
  • Forrest Gump
  • Suffragette

“Herkes Özeldir Farklılıklar Güzeldir: Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Çeşitlilik ve Kapsayıcılık kategorisine geri dönebilirsiniz.

Herhangi bir şey ara