Çeşitlilik ve kapsayıcılık, sosyal sorumluluk projelerinden, değerlerden veya çalışan sayısından daha fazlasını ifade etmektedir. Adil işverenler; tüm ekip üyelerinin benzersiz ihtiyaçlarına, bakış açılarına ve potansiyellerine saygı göstererek iş odağı açısından akıllıca bir yaklaşım sergiler.

Kısacası çeşitli ve kapsayıcı iş yerleri, çalışanları ile arasında daha derin bir güven ve daha fazla bağlılık kurmayı başarır. Çeşitlilik ve kapsayıcılık; daha fazla yeniliğe, üretkenliğe ve performansa yol açmasının yanı sıra, iş gücünün refahını da artırabilir.

Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Arasındaki Fark Nedir?

Çeşitlilik ve kapsayıcılık birbirine bağlı iki kavramdır. Ancak birbirinin yerine geçemezler. Çeşitlilik, bir kişinin temsili veya varlığı ile ilgilidir. Kapsayıcılık ise farklı insan gruplarının katkısına, mevcudiyetine ve bakış açısına ne kadar değer verildiği ve bir çevreye ne kadar entegre edildiği ile ilgilidir.

Pek çok farklı cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim ve çeşitli kimliklerin yer aldığı bir iş yeri, doğrudan kapsayıcı olmaz. Yalnızca belirli grupların bakış açısına değer verildiği veya yetkili olduğu bir ortam çeşitlilik ilkesiyle uyumlu olsa bile kapsayıcı değildir.

İş Yerinde Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Nedir?

Çeşitlilik içeren ve kapsayıcılığa önem veren bir şirket, kim olduklarına veya hangi işi yaptıklarına bakılmaksızın herkesin iş yerinde eşit olarak yer aldığı ve desteklendiği bir çalışma ortamına sahip olur.

Çalışma hayatınızda çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerinin ne kadar benimsendiğini merak ediyor musunuz? İşe alımlarda, departmanların her birinde ve özellikle yönetimde çeşitlilik var mı? Veya çalışanların %50’sinin kadın olduğu ancak hiç yönetici kadının olmadığı bir iş yerinde mi çalışıyorsunuz? Bu gibi çarpıcı sorular, iş yerindeki gerçek çeşitliliği ve kapsayıcılığı ortaya çıkarmaya yarar sağlayabilir.

Dünyanın geri kalanında da olduğu gibi Türkiye’de de çalışma hayatında çeşitlilik ve kapsayıcılığın henüz tam olarak benimsenen ilkeler olduğunu söylemek zor görünmektedir. Bu doğrultuda Türkiye’de halihazırda çalışmakta olan veya daha önce çalışma hayatında bulunmuş kişilerle 2022 yılının Ocak ve Şubat aylarında yapılan çevrimiçi bir araştırmada; katılımcıların pozisyon, dünya görüşü, eğitim, yaş, cinsiyet ve cinsel yönelim sebepleriyle ayrımcılığa uğradığı ya da uğrayanları gözlemlediği sonucu ortaya çıkmıştır.

Farklılıklarından dolayı ayrımcılığa uğrayan ve şirket içinde yeterinde temsil edilmediğini hisseden bireylerin olmadığı bir çalışma ortamı inşa etmek istemez misiniz? Bugün Türkiye’de birçok şirket, çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini hayata geçirmek için adımlar atıyor. Şirket içindeki farklı deneyimlere ve geçmişlere sahip kişileri dinleyerek onların bakış açılarını anlamaya çalışıyor.

Bu dönüşümü başarmanın sonucunda, kurum daha verimli ve yaratıcı işlere imza atarken çalışanlar da güvenli hissettikleri bir ortamda daha iyi performans sergileyebilecektir.

“Kim Bunlar? : X, Y ve Z Kuşağı” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Çeşitlilik ve Kapsayıcılık kategorisine geri dönebilirsiniz.