“Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Kanunu”, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 19 Aralık 1979 tarihinde kabul edilmiş ve 1 Mart 1980 tarihinde imzaya açılarak, 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşme, kadınlara karşı ayrımcılığı “…Cinsiyet temelinde yapılan ve medeni durumlarına bakılmaksızın, kadınların medeni hallerinden bağımsız olarak kadınların tanınmasını, bunlardan yararlanmalarını veya bunlardan yararlanmalarını bozma veya geçersiz kılma etkisi veya amacı olan her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlama” olarak tanımlamaktadır. “Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya diğer herhangi bir alanda kadın ve erkek eşitliğinin, insan haklarının ve temel özgürlüklerin temelidir.”

Devletler, bu sözleşmeyi kabul etmekle, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı sona erdirmek için bir dizi önlem almayı taahhüt ederler, bu önlemler şu şekildedir:

  • Kadın erkek eşitliği ilkesini hukuk sistemlerine dâhil etmek, ayrımcı tüm yasaları kaldırmak ve kadınlara karşı ayrımcılığı yasaklayan uygun yasaları benimsemek;
  • Kadınların ayrımcılığa karşı etkin bir şekilde korunmasını sağlamak için mahkemeler ve diğer kamu kurumlarını kurmak ve
  • Kişi, kuruluş veya işletmeler tarafından kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlamak.
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi

Sözleşmeye taraf olan ülkeler

Sözleşme, kadınların siyasi ve kamusal yaşama -oy verme ve seçimlere katılma hakkı da dâhil olmak üzere- eğitim, sağlık ve istihdama eşit erişimini ve bu yaşamda eşit fırsatlara erişimlerini sağlayarak kadın ve erkek arasındaki eşitliği gerçekleştirmenin temelini oluşturmaktadır ve bu bakımdan oldukça önemlidir. Taraf Devletler, kadınların tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerinden yararlanabilmeleri için mevzuat ve geçici özel önlemler dâhil tüm uygun önlemleri almayı kabul eder.

Sözleşme, kadınların üreme haklarını onaylayan ve cinsiyet rollerini ve aile ilişkilerini şekillendiren etkili güçler olarak kültürü ve geleneği hedefleyen tek insan hakları sözleşmesidir. Kadınların vatandaşlıklarını ve çocuklarının vatandaşlığını edinme, değiştirme veya muhafaza etme haklarını teyit eder. Taraf Devletler ayrıca her türlü kadın ticareti ve kadın sömürüsüne karşı uygun önlemleri almayı da kabul ederler.

Sözleşmeyi onaylayan veya sözleşmeye katılan ülkeler, sözleşmenin hükümlerini uygulamaya koymakla yasal olarak yükümlüdürler. Ayrıca, anlaşma yükümlülüklerine uymak için aldıkları önlemler hakkında en az dört yılda bir ulusal raporlar sunmayı da taahhüt ederler.

Bu sözleşme her alanda ötekileştirilen ve temel hak ve özgürlüklerine eril tahakkümden dolayı sahip olamayan kadınlar için hayati bir öneme sahiptir. Eğitim alanından iş hayatına, ekonomiden siyasete her alanda erkeklerle eşit haklara sahip olması gereken kadınların hakları, bu sözleşme ile yasal olarak koruma altına alınmıştır. Bu nedenle “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi” daha eşit ve daha özgür bir yaşam için atılan önemli adımlardan biridir.

Kullanılan harita görseli tr.wikipedia.org adresinden alınmıştır.

Kadın Hakları Bildirgesi Nedir?” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Keşfet kategorisine geri dönebilirsiniz.