Uzun bir süreden sonra “Ay” yine uzay ajanslarının ilgi odağı oldu. Birçok ülke Ay’a araç göndermek için birbirleriyle yarıştı. Bazıları başarılı olurken bazıları da hedeflerine ulaşamadı. Söz gelimi Çin Ulusal Uzay idaresi Ay’a ilk uzay aracını gönderirken, İsrail’in gönderdiği SpaceIL ile Hint Uzay Araştırma Organizasyonu tarafından gönderilen bir araç Ay’a çarptı; çarpışmadan sonra bu iki araçtan herhangi bir bilgi alınmadı. Her ne olursa olsun Ay’ın Rönesans dönemi yeni başlıyor…

Çin gelecek yıl başka bir ay projesi başlatmayı planlıyor. Avrupa Uzay Ajansı, Rus Uzay Ajansı Roscosmos ile bir dizi “aya iniş” misyonu üzerinde çalışıyor. NASA, 2020’lerde Mars’a astronot gönderirken bir sıçrama tahtası olarak kullanmak için aya birkaç seyahat daha yapacak gibi görünüyor. Özellikle Artemis projesi kapsamında 2024 yılına kadar ilk kadının aya ayak basması planlanıyor.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Nisan ayında US Geologic Survey (USGS) tarafından yayımlanan, Ay jeolojisinin şimdiye kadarki en ayrıntılı haritası, astronotların ay yüzeyini keşfetmesine yardımcı olacak gibi görünüyor.

Ay Haritası

GSFC / NASA, USGS

Ayın bu yeni haritası, ay yüzeyinin en kapsamlı jeolojik haritası olarak yüzey özelliklerini belirtmek maksadıyla farklı renklerden oluşuyor. Her bir renk, kraterler, havzalar ve antik lav alanları da dahil olmak üzere ayrı bir kaya veya tortu oluşumunu tanımlıyor. Örneğin, “dağlık tipteki araziler daha koyu, daha fazla toprak tonu ile gösterilmiş. Kırmızılar ve morlar, volkanik ve lav akışı malzemelerinden daha fazla olduğu bölgeleri işaret ediyor. Renklere göre oluşum tarihi ise aşağıdaki gibi:

Sarı: 1.1 milyar yıl önce
Yeşil: 3.16 milyar – 1.1 milyar yıl önce
Mor – Mavi – Pembe: 3.85 milyar ila 3.16 milyar yıl önce
Portakal rengi: 3.92 milyar ila 3.85 milyar yıl önce
Kahverengi: 4.5 milyar yıl ile 3.92 milyar yıl önce

Bu yeni animasyon ve yüksek ayrıntı düzeyi iki nedenden dolayı önemli: Öncelikle detaylı harita astronotların görevleri sırasında iniş noktalarını, manevra çeşitlerini ve keşfedecekleri alanları daha iyi tespit edebilmesine yardımcı olacak. Astronotlar aya daha güvenli bir biçimde inecek. Değerli kaya örneklerini daha kolay toplayabilecek.

Aynı zamanda jeologlar da ayın tarihi hakkında daha fazla bilgi edinme imkanı bulacak. Ayın yüzeyini anlamak jeologların güneş sistemimizin erken tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmelerine imkan tanır ki bu da ilk yaşamın nasıl var olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

Bu arada USGS’de boş durmuyor ve güneş sistemimizdeki diğer gezegenleri de haritalandırıyor. Ajans, NASA’nın uzayda yaşam belirtileri bulmayı umduğu Europa dahil her kayalık gezegenin en azından bazı bölümlerini yayınladı bile.

Kaynak: sciencenews.org/article/moon-map-lunar-surface-geology

“Kimyasal gübrelerin meyve ve sebzeler üzerindeki etkileri” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Öğren kategorisine geri dönebilirsiniz.