Pastasız bir doğum günü partisini herhalde hiç kimse hayal edemez. Peki, tüm dünyada benzerlik gösteren pasta, şarkı, mumlar, dilek dilemek gibi doğum günü gelenekleri ne zaman ve nasıl başladı?

Doğum Günü Pastasının Tarihi

İlk gerçek doğum günü pastasının Orta Çağ Almanyası’nda yapıldığına inanılıyor. Almanlar, çocukların doğum günlerini pastayla kutlayarak bu eğlenceye “Kinderfest” yani “Çocuk Partisi” adını verirlerdi. O tarihlerdeki pastalar iri ekmek benzeri bir üründü, sonraları “Geburtstagstorte” yani “Doğum Günü Pastası” adı verilen çok daha tatlı bir versiyona dönüştü.

17. yüzyılda doğum günü pastaları, krema, katman, çiçek gibi süslemelerle daha ayrıntılı ve daha albenili bir hale getirildi. Bununla birlikte bu tür kekler, malzemelerin çok yüksek fiyatlı olması nedeniyle yalnızca zengin üst sınıf tarafından karşılanabiliyordu.

18. yüzyılda, yiyecekler ve pişirme kapları daha erişilebilir dolayısıyla daha uygun fiyatlı hale geldi. Bunun sonucunda kek fiyatları önemli ölçüde düştü ve üretilen kek sayısı da önemli ölçüde arttı.

Doğum Günü Pastası ve Mumların HikayesiDoğum Günü Mumlarının Tarihi

Bir teoriye göre, pastanın üzerine mum koyma ritüeli Antik Yunan’da başladı. Yunanlılar, ay tanrıçası Artemis’i onurlandırmak için yuvarlak kekler yaparlardı. Pastanın üzerindeki yanan mumlar ayın parıltısını temsil ediyordu ve mumlardan çıkan duman göklerde yaşayan tanrılara dua ve dilekleri taşıyordu.

Birçok eski kültür de dumanın duaları cennete taşıdığına inanılıyordu. Bugünün doğum günü mumlarınızı söndürmeden önce dilek tutma geleneği bu inançla başlamış olabilir.

Bazı akademisyenler de geleneğin aslında Almanya’da başladığına ve “hayatın ışığını” temsil etmesi için pastanın üzerine bir mum yerleştirildiğine inanıyor. Bu tezleri destekleyen en önemli kanıt ise Kont Ludwig Von Zinzindorf’un 1746 yılında abartılı bir festivalle kutladığı doğum günü. Kont Ludwig bu festivalde büyük bir kek içine yaşı kadar mum yerleştirmiş ve birini de en ortada olmasına özen göstermiş.

Günümüzde çoğu batı kültürü, doğum günlerini pasta, yanan mumlar ve bir doğum günü şarkısıyla kutlar. Mum sayısı genellikle kutlanan kişinin yaşını temsil eder. Birçok insan, tüm mumları tek bir nefeste söndürmek ve sessizce bir dilek tutmak gerektiğine inanır. Bu yaygın inanışa göre tutulan dilek başkasına söylenemez, eğer başkalarıyla paylaşılırsa dilek gerçekleşmez.

Hititler’den Günümüze Beypazarı” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Öğren kategorisine geri dönebilirsiniz.