Bilinçaltı, “kişinin bilinçli zihin eşiğinin altında” anlamına gelen, psikolojik bir terimdir. Bilişsel düşünmeyle erişilemeyen, ancak alışkanlık, eğilim, tepki verme, bağlanma ve bağımlılık biçimleri olarak tezahür ederek davranışımızı etkileyen bir yaşam alanını ifade eder. Dolayısıyla birçok alışkanlığımız ve davranışımız bilinçaltımızdakilerle doğrudan ilintilidir.

Duygularını ve düşüncelerini en iyi saklamayı bilen kişiler bile, uykularında okunmayı bekleyen kitap gibidir. Örneğin kişinin hangi pozisyonda uyuduğu, çeşitli uyuma alışkanlıkları hatta uyurken yastığa sarılıp sarılmadığı bile aslında kişiliği ve bilinçaltı ile ilgili bilgiler verebilir.

Yastığa Sarılıp Uyumak Ne Anlama Gelir?

Yastığa sarılarak uyuyan insanların bir kısmı bunu bilinçli olarak yaparken bir kısmı da bilinçsiz bir şekilde kendini yastığa sarılmış bulur. Birini özleyen insanlarda yastığa sarılarak uyuma davranışı çok sık görülen bir alışkanlıktır. Kişiler, uzun bir ilişkinin ardından üzücü bir ayrılık yaşadıklarında yastıklarından güç alabilir. Kalplerindeki duygusal boşluğu, bilinçaltlarında yatan üzüntüleri yastıklarıyla çözmeye çalışabilir. Yastığa sarılarak uyumanın güven veren bir etkisi olduğu için, birilerini çok özlediklerinde istemsizce ya da duygularına iyi gelmesi için yastıklarına sarılabilir.

Bazı insanlar da herhangi bir duygusal problem yaşamadıkları durumlarda yani hayatlarında her şey olağan giderken bile yastıklarına sarılarak uyumayı tercih edebilir. Bu durum, kimi zaman çocukluktan kalma bir alışkanlık, kimi zaman da kendilerinin bile farkında olmadıkları bilinçaltında gizlenmiş bir özlem ya da yoksunluk duygusundan kaynaklanır. Güven duyma isteği ağır bastığında, yastıklar en büyük arkadaşlarımız olur. Bazı zamanlarda da gerçekten fiziksel olarak en rahat uyku pozisyonunun bu olduğunu düşünürüz.

Neden Yastığa Sarılarak Uyuruz?Yastığa Sarılıp Uyumak Sağlıklı mıdır?

Uyku, insan vücudu için eşsiz bir dinlenme safhasıdır. Vücudun kaybettiği enerjiyi toparlamasına ve organların işleyişlerini düzenlemesine yardımcı olur. İyi bir uyku, sağlıklı ve verimli bir gün demektir. Öte yandan çağımızın amansız problemi stres gibi buna engel olacak birçok problem mevcut. Yapılacak listeleri uzadıkça endişelerimiz artar, günlük yaşam rutini diye adlandırdığımız birçok şey kaygı düzeyimizi yukarı çeker.

İşte böyle günlerin ardından yastığa sarılarak uyumak rahatlamamıza yardımcı olabilir. Daha bilimsel bir açıklamayla, sevdiğimiz birine sarıldığımızda bizim sıcak ve rahat hissetmemizi sağlayan oksitosin isimli hormon, yastığa sarıldığımızda da açığa çıkabilir. Araştırmacı Sander Koole “geçici ve görünüşte önemsiz kişilerarası dokunma örnekleri bile insanların varoluşsal endişeyle daha etkili bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olabilir. Kişiler arası dokunuş o kadar güçlü bir mekanizmadır ki, başka bir kişinin dokunuşunu simüle eden nesneler bile insanlara varoluşsal bir anlam duygusu aşılamaya yardımcı olabilir” diyor. Bir başka deyişle yastık gibi bir nesne bile kişinin rahatlık hissetmesine, uykuya dalarken herhangi bir korkuyu zihnin en uzak yerlerine itmesine yardımcı olabilir.

Kaynak: huffpost.com/entry/health-benefits-of-huggin_n_5008616 

Üstelik kimi zaman bir yastığa sarılmak fiziksel ağrıların hafiflemesine de sağlayabilir. Vücut yastıkları gibi özel nesneler uzuvlarımızın ağırlığını eşit olarak dağıtmaya yardımcı olur, bu da tüm vücut için daha derin bir rahatlama ve daha verimli bir dinlenme sağlar. Dizlerinin arasına alınabilecek kadar uzun bir vücut yastığı kullanmak, omurga ve uzuvları doğal bir şekilde ayarlar, bel ağrısı, siyatik, şişkinlik veya bel fıtığı gibi problemleri olanlara belirgin bir rahatlık temin eder.

Neden bazen zaman daha yavaş akar: Korku anında beyin”  başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Öğren kategorisine geri dönebilirsiniz.