Bu yılın başında başlayan Koronavirüs kaynaklı tecrit, dünyanın yaşadığı “antroposen” yani insan kaynaklı iklim değişikliklerini, antropoza çevirdi. “Antropoz” olarak ifade etiğimiz, normal şartlarda çok gürültülü olan gezegenimizin büründüğü ani sessizlikten başka bir şey değil. Salgın insan türünü ani ve agresif bir şekilde tehdit ederken bazı türler nadir bir rahatlama dönemi yaşadı. Bilim adamları kuşların ve balinaların şarkılarını çok daha rahat dinlediler, yaban hayatı son 50 yılda görmediğimiz kadar gelişti.

Yaşanan bu Antropoz sadece doğa bilimcilere değil, jeologlara da eşsiz bir fırsat sundu ve sismik aktiviteler hakkında eşi benzeri görülmemiş veriler toplanmasına yardımcı oldu. Çünkü pandemi esnasında uçak seferleri iptal edildi, araç kullanımı gözle görülür seviyede azaldı, trenler, yolcu gemileri durdu, dünyanın her yerindeki etkinlikler iptal edildi. Kısaca insan kaynaklı titreşimler Mart ve Mayıs ayları arasında %50 azaldı.

Doğal olarak en büyük azalış İstanbul, Paris, Londra, New York, Pekin, Singapur gibi yoğun nüfuslu şehirlerde yaşansa da bu durumdan Almanya’nın terk edilmiş bir maden ocağı bile etkilendi.

Kaynak: science.sciencemag.org/content/early/2020/07/22/science.abd2438

117 ülkedeki 268 sismik istasyondan toplanan verileri kullanan bilim adamları, bu istasyonların 185’inde sismik gürültü anlamında önemli bir azalma gözlemlediler. Ocak ayı sonlarında Çin’de başlayan, ardından İtalya ve Avrupa’nın geri kalanına yayılan tecrit, Kuzey Amerika ve Afrika’ya ulaştığında tüm gezegende adeta bir “sessizlik dalgası” yarattı.

Pandemi Sırasında Dünyanın Sismik Aktivitesi AzaldıLondra Imperial College Yer Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nde profesör Dr. Stephen Hicks bu dönem için “Dünya’yı ayrıntılı olarak izlemeye başladığımızdan bu yana, insan kaynaklı sismik gürültünün muhtemelen en uzun ve en büyük sönümlenmesine şahit olduk. Çalışmamız, insan faaliyetlerinin Dünya’yı ne kadar etkilediğini benzersiz bir şekilde vurguluyor” ifadesini kullanıyor.

Aslında bu dönem bilim adamlarına deprem araştırması için eşsiz bir nimet sundu. Sismoloji uzmanları küresel tecrit esnasında toplanan sismik verileri alıp ileride insan sesleri ile doğal sismik sesleri ayırt etmek için kullanabilecekler. Çünkü insan kaynaklı dalga şekillerinin ne olduğunu çok daha iyi anlayacağız böylece yaşam normale döndüğünde bu sesleri çok daha kolay filtreleyebileceğiz.

Nüfus arttıkça ve şehirler kalabalıklaştıkça Dünya yüzeyinin altında neler olduğunu duymak zorlaşıyor. Ancak tecrit sırasında elde edilen veriler belirli bir fay hattının ne yapmaya meyilli olduğunun ve yer üstündeki insan nüfusunu potansiyel olarak nasıl tehdit edebileceğini anlamamıza yardımcı olacak.

Bilim adamları, bu yeni verilerin depremleri daha doğru tahmin edilebilir kılmayacağını ancak insan gürültüsü nedeniyle zorlanan bir çalışma alanına muazzam bir veri akışı sağladığını söylüyor. Ülkemizin konumunu göz önünde bulundurduğumuzda, depremler hakkında edinebileceğimiz en ufak bir bilgi hiç kuşkusuz binlerce yaşamı kurtaracak. Belki de bugün hayatımızı karartan Koronavirüs ileride on binlerce yaşamın kurtulmasına yardımcı olacak…

Kaynak: chiefexecutive.net/leadership-in-a-pandemic/

Robin Hood’un gerçek hikayesi” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Öğren kategorisine geri dönebilirsiniz.