Gelişen endüstri, temelde biz insanlara daha rahat ve daha iyi bir yaşama ortamı sağlıyor. Ancak endüstrinin gelişmesiyle birlikte ormanlardan göllere, akarsulardan denizlere kadar korkunç bir tahribatla karşı karşıya kalıyoruz. Söz gelimi her yıl okyanus ve denizlerdeki 100 milyon deniz hayvanı yalnızca plastik atıklardan ölüyor. Üstelik okyanuslardaki tehlikenin hala farkında değiliz. Peki, bu kirlenme aslında ne anlama geliyor?

Giderek Büyüyen Tehlike: Denizlerdeki Kirlilik!

Deniz kirliliği en kısa tanımıyla insan eliyle bırakılan atıklar sebebiyle denizlerin doğal yapısının bozulması, denizler içinde yaşayan canlı varlıkların zarar görmesi ve denizdeki ekosistemin doğal olmayan sebeplerle bozulmasıdır.

2015 yılında yapılan bir çalışma, okyanuslara yılda yaklaşık 14-15 milyon ton plastik atıldığını gösteriyor. Her yıl 500 milyar ile 1 trilyon arasında naylon poşet üretiliyor. Üstelik, bu üretimin önümüzdeki senelerde iki katına kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Pek çok araştırma sonucu da 2050 yılına kadar denizlerde balıklardan çok mikro plastiklerin olacağına işaret ediyor.

Denizlerde ve okyanuslarda giderek artan mikro plastik tehlikesi de dünya üzerindeki bütün canlıları doğrudan etkilemekte. Hiç düşünülmeden doğaya bırakılıverilen plastik atıklar zaman içinde dalgaların da etkisiyle parçalanıp mikro plastikleri oluşturuyor ve denizdeki canlılar da bunları besin zannederek tüketiyorlar.

Tüketilen bu parçalar deniz hayvanlarının midesinde yer kaplıyor, doygunluk hissi verdiği için bir zaman sonra o deniz hayvanı besin yetersizliği sebebiyle ölüyor. Deniz ve okyanuslara karışan çöpler, boyutlarını koruyamayıp parçalanıyor ve bu parçaların boyutu da 2 mm’ye kadar iniyor. Böylece en küçük planktonlardan dev balinalara kadar denizdeki tüm canlılar plastik tüketiyor. Bu plastiklerin besin zincirindeki tüm üyelere yayılması endişe verici boyutta.

Deniz Hayvanları İçin En Tehlikeli Atıklar

En Çok Hangi Tip Atıklar Bulunuyor?

Deniz hayvanları için en tehlikeli türler arasında ilk sıralarda plastik şişeler ve torbalar yer alıyor. Devamında sigara izmariti, teneke kutu, yiyecek ambalajı, alüminyum folyo, cam şişe, prezervatif ve kadın pedi gösteriliyor. Denizdeki canlılara en çok zarar veren plastik atıkların %65’ini ise denize bırakılan misinalar oluşturuyor.

Aynı zamanda deniz ve okyanuslardaki kirliliği oluşturan yığınlarda bolca pil, plastik damacana, karton kutu, kâğıt torba, gazoz kapağı, sigara izmariti, plastik halka, dizel ve makine yağı ile alüminyum folyo bulunuyor.

Plastik Kirliliğinde Neler Rol Oynuyor?

Denizlerdeki kirliliğin kaynakları arasında ise ilk sırada plajlar, tekneler, tahliye kanalları ve çöplükler geliyor. Balıkçılık etkinlikleri, deniz taşımacılığı, petrol platformu ve kanalizasyon sistemleri gibi kıyıdan uzak tesisler de atık yığınlarının geri kalan kısmına katkıda bulunuyor! Plastik parçaların kaynakları arasında ise fabrikalar gösteriliyor.

Plastik atıkların tuzlu suda bile çözünememesi denize atılan plastik atıkların yüzlerce yıl deniz ya da okyanuslarda kalması anlamına geliyor. Örneğin, sigara izmariti, denizde 5 yıl boyunca çözünmeden kalıyor. Bu süre, plastik bir torba için 20 yıl, plastik bardak için 50 yıl ve misina için ise tam 600 yıl…

Kuraklığa karşı alınabilecek en etkili tedbirler” başlıklı blog yazımıza gidebilir ya da Önemse kategorisine geri dönebilirsiniz.