Kanser Savaşçıları Derneği ile 2018 yılının yaz ayında, başka insanların hikayelerini duymaya ve kendi tecrübelerini paylaşmaya hazır olduğu bir anda tanışan Esin Gül ile “Önce Sen” Farkındalık Hareketi’ni konuştuk!

      1. Esin Hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizden ve Kanser Savaşçıları Derneği ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahseder misiniz bize?

34 yaşında moda tasarımcısıyım. Uzun yıllar sektörün içinde görsel tasarımcı olarak çalıştım fakat son birkaç yıldır kurumsal hayatın dışında sadece kendi tasarımlarımı yapıyorum. Hala moda sektörünün içindeyim. Bunu kendi etik kurallarıma göre yönetmeye çalışıyorum. Kanser Savaşçıları Derneği ile 2018 yazında, tedavilerimin hafifleyip yeni normalime alışmaya çalıştığım bir dönemde; başka insanların hikayelerini duymaya tecrübelerimi paylaşmaya hazır olduğumu hissettiğim bir anda tanıştım.

      2. Siz de bir kanser atlatmışsınız. Kanser hastası olduğunuzun ilk ne zaman farkına vardınız? Bu süreç sizin için nasıl geçti?

Kanserle ilk tanışmam 26 yaşımda tiroit kanseri ile oldu. Doktorum korkulacak bir şey yok dedi fakat ben korkuyordum. Bu dönemde ilk aklıma gelen soru ‘’Şimdi ölecek miyim?’’ sorusu oldu. Sonra iyileştiğimi ve gerçekten korkulacak bir şey olmadığını gördüm. Tiroit kanseri tanısından 2 yıl sonra meme kanseri tanısı aldım. Bu kez kanser konusunda tecrübeli olduğum için yaptığım tek şey iyileşmeye odaklamak oldu. Böyle olunca da ameliyat, kemoterapi, radyoterapi gibi ağır tedavileri daha kolay atlattım. Hala akıllı ilaç ve hormon ilacı kullanıyorum. Kanserle birlikte yaşamaya devam ediyorum.

 

“Artık ben kanserim demiyorum!”

 

      3. Bu süreçte en çok zorlandığınız şey neydi?

Değişen bedenime alışmak benim için çok zor oldu. Saçlarımdan çok meme ameliyatından sonra farklı bir meme yapısıyla baş başa kalmıştım. Benim bedenimde ama bana ait olmayan bir meme hissediyordum. Alışmam biraz zaman almıştı. Bunun dışında ise kanserim dediğimde insanların kanseri benim kişiliğimin bir parçası olarak görmeleri zorlayıcıydı. Artık ben kanserim demiyorum. 🙂

      4. Bu süreçte kendiniz hakkında neleri keşfettiniz?

İnançlı ve güçlü biri olduğumu fark ettim. Bu sayede zaman zaman motivasyonum düşse bile mücadeleye kaldığım yerden devam edebiliyorum. Vedalaşmam gereken bazı özelliklerim olduğunu da keşfettim artık onların üzerinde çalışıyorum.

      5. Sizin bu dönemde en büyük motivasyonunuz ve gücünüz ne oldu?

Uzun bir süreç olduğu için her dönem farklı motivasyon kaynaklarım oldu/oluyor. Ailem, arkadaşlarım, hobilerim motivasyon kaynaklarımın başında geliyor. Kanser Savaşçıları ile tanışmam da bu motivasyon açısından benim için bir dönüm noktası oldu diyebilirim. Bu sayede yalnız olmadığımı… Benzer duyguları, sorunları paylaştığım pek çok insan olduğunu keşfetmek; sorunlara birlikte çözüm bulmak muhteşem bir duygu.

“Meme kanseri hala ileri yaş hastalığı olarak biliniyor.”

 

      6. Biz “Önce Sen” Farkındalık Hareketi ile meme kanseri hakkında bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Peki ya sizce, bu alanda farkındalık oluşturmak neden önemli?

Bu alanda farkındalık yaratarak kadınları bedenlerini tanımaya ve düzenli doktor kontrollerini yaptırmaya teşvik ekmek çok önemli. Çünkü meme kanseri tedavisinin en önemli adımı erken tanı, bu sayede çok daha kısa bir tedavi süreciyle şifa bulmak mümkün.

      7. Türkiye’de en çok görülen kadın kanseri türü meme kanseri. Sizce bu alanda insanlar yeterince bilinçli mi? Siz kendi hastalığınızı atlatmadan önce yeterince dikkatli miydiniz?

Maalesef henüz yeteri kadar bilinç oluşmadı. Pek çok insan kendi bedenini tanımıyor. Ben bedenimi tanıyan ve kontrol eden biriyim. Bu sayede meme kanserimi de tiroit kanserimi de kendim fark ettim.

      8. Sizce kadınların büyük bir kısmının bu alanda farkındalık sahibi olmamalarının yegâne sebebi ne?

Meme kanseri hala ileri yaş hastalığı olarak biliniyor. Çoğu kadın muayeneden ve alacağı sonuçtan korktuğu için doktora gitmeyi erteliyor. Bu jinekolojik kanserler için de geçerli.

 

“Unutmamalıyız ki bizim hayatımız bir tek kanserden ibaret değil!”

 

      9. Biz insanlara “Önce Sen” diyerek sesleniyoruz. Sizce burada “sen” ne anlama geliyor?

’’Kadın kendini unutursa sistem çöküyor’’ diye çok sevdiğim bir cümle var. Özellikle bizim ülkemizde kadınlar kendilerini hep geri plana atıyor ya da attırılıyor. Bu yüzden bedenimizdeki sinyalleri de göremiyoruz. Halbuki önce kendi bedenimize dönüp bir bakarsak sonrası zaten iyilik güzellik.

      10. Son olarak elinizde herkese sesinizi duyurabileceğiniz bir mikrofon olsaydı ve size insanları uyarabilme şansı tanınsaydı. Kanser hastalıkları hakkında onlara yapacağınız uyarı ne olurdu?

Kanser türlerinin pek çoğu artık kronik bir hastalık gibi kontrol altında tutulabiliyor. Kanserle birlikte hayat da devam ediyor. Unutmamalıyız ki bizim hayatımız bir tek kanserden ibaret değil!

 

Teşekkürler